Konkordato nedir?

Konkordato, bir firmanın ödemelerini yapmakta zorlanmasıyla birlikte alacakları için yapılan iflas anlaşması anlamına gelmektedir. İflas ettiğini açıklayan firmadan geriye kalan batık borçların temizlenmesi amacıyla ilgili kuruma atanan konkordato komiseri, kurum içerisinde mali toparlanmayı koordine ederek ödemelerin gerçekleşmesine olanak sağlamaktadır. Konkordato sisteminin asıl amacı, finansal yapısında bozulma yaşanan iyi niyetli işletmelerin korunmasıdır.

İflasını açıklayan batık şirketlerin diğer işletmelere olan borçlarının ödenmesi için kurulan konkordato sistemi, aynı zamanda ödemelerini gerçekleştirmekte zorlanan şirketlerin bir kısım borçlarını ödeyebilir duruma getirilmesine de olanak sağlamaktadır.

Konkordato sisteminde alacaklı ve borçluların bazı ödemeleri yapılandırma işlemine tabi tutulabilmektedir.

KONKORDATO KOMİSERİ NEDİR?

Borçlunun gerekli şartları taşıdığı sonucuna varılırsa, borçluya konkordato süreci tayin edilir ve komiser atanır. Borçlu, bilançosunda yazılı mal ve kıymetleri, konkordato mühletinin verilmemesi halinde, bilançoyu icra mahkemesine sunduğu tarihten bir sene içinde takibe uğradığı taktirde 162’inci madde uyarınca göstermeye mecburdur. Konkordato mühleti kaldırılmış veya konkordato tasdik edilmemişse bunların kesinleşmesi tarihlerinden itibaren bir sene ve konkordato feshedilmişse feshin kesinleşmesinden altı ay müddetle borçlu için aynı mecburiyet vardır.

ŞİRKETİN İFLAS ETMESİ HALİNDE NE OLACAK?

Uzmanlar konkordatonun bir iflas yolu olmadığına dikkat çekiyor. Ancak iflas da ihtimaller arasında. Peki bu durumunda vatandaşın hakları ne olacak? “ Artık bu durumda iflas masası devreye girecek ve şirketin alacakları ve borçları bir araya getirilecek. Bu kapsamda iflas masası kamu alacakları öncelikli olmak üzere ödemeler yapacak ve geriye bir bedel kalmışsa yapacağı bir sıra cetveline göre özel alacakları ödeyecek. İflas etme halinde inşaatın mevcut durumu ise en kritk nokta” diyor. İnşaatın yüzde 90 tamamlanma aşamasına gelip gelmediği. Yüzde 90’a geldiyse tüketici müteahhitten ve onunla birlikte arsa sahiplerinden tapunun kendisine verilmesini isteyebilir. Tapu önceden verilmişse de bu tapu yasal hale gelir. Bir başka ihtimal de o taşınmaz üzerinde ipotek ya da haciz olması. “Yasal olarak tapuyu hak eden tüketicinin almış olduğu taşınmaz üzerinde ipotek var ise bu ipotek ayni bir alacak hakkı sağladığı için kaldırılmayacak ve tüketici bu taşınmazı ipotekli olarak teslim almış sayılacak ve ipotek alacaklısının iflas masasında talep ettiği bedeli ödemekle karşı karşıya kalacak. Hacizler ise şahsi alacak hakkı sağladığı için çeşitli Yargıtay kararları var olmakla birlikte hacizlerin kaldırılması gerekmektedir. Bu konuda da hacizlerin kaldırılmaması gerektiği yönünde kararlarda mevcut. Hacizler kaldırılmaz ise iflas masası bu hacizleri alacak olarak kaydedecek”.

Geçen Ayın Yazıları